Reklam
Ordu-Hatay Dereyolu Projesi PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
Kemal Düz'ün Köşesi
Salı, 04 Ocak 2011 16:11

ORDU HATAY DEREYOLU PROJESİ

Orta Karadeniz ile Doğu Akdeniz arasında 15 yıldır yolculuk ederim. İki deniz arasındaki kara yolculuğu, otobüsle aşağı yukarı 14 – 16 saattir.  Yollar pek düzgün değildir. Hep bakım çalışmaları vardır, fakat yollar yine de hep bozuktur.  Bu güzergah da, firmalar genellikle en eski model otobüslerini çalıştırırlar. Yolculuk edenler çoğunlukla; askerler, öğrenciler, memurlardır. İş icabı için giden dönenler yok denecek düzeydedir. Mevsimine göre yollarda; sebze, meyve taşıyan kamyonlar veya demir-çelik yüklü tırlar göze çarpar. Samsun’a veya İskenderun’a gitmek gelmek Hakkari’ye veya Edirne’ye yapılan yolculuktan daha güçtür. Oysa haritaya baktığımız zaman kuzeyden güneye iki deniz arasında çizeceğimiz ölçeksel bir çizgi fazla bir uzaklığı da göstermez. Bu yolla ilgili son zamanlarda bazı iyileştirmeler yapılacağına dair haberler var; bunlara kısaca  bir göz atalım:

Ordu ile İskenderun’u kavuşturan karayolu projesi 1872-73 yılında (138 yıl önce ) Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz döneminde(1861-1876) gündeme gelmiş. Ancak bilindiği kadar, günümüze kadar herhangi bir girişim de bulunulmamıştır. Bu projenin hayata geçmesi için Ordu ve İskenderun Ticaret Odaları çalışmalara başladı. Proje İskenderun’da yayınlanan Aylık Ekonomi Dergisi ‘Sektörel’ 2010 Kasım ve Aralık sayılarında(16-17)geniş biçimde yer aldı. Projeye hız kazandırabilmek ve biran önce bitirebilmek için, Karadeniz’de,  Ordu Ticaret ve Sanayi Odası ile Akdeniz’de,  İskenderun Ticaret ve Sanayi odası, “Dereyolu Projesi” adı altında ortak çalışma yürütüyor. Dereyolu Projesi, Ordu, Mesudiye, Sivas, Kayseri, Osmaniye, İskenderun ile Akdeniz’e ulaşacak.  653 kilometrelik bölünmüş yol bittiğinde aradaki mesafe 6-8 saate düşeceği belirtiliyor.



Karadeniz- Akdeniz buluşması gerçekleştiğinde iki bölge ürünlerinin de, daha kısa sürede buluşacağı, ticaretten, ekonomiye, turizmden yatırımlara, büyük bir hareketlilik olacaktır. Ordu’yu İskenderun’a bağlayacak kara yolunun,  Karadeniz’in ürünlerini İskenderun’a oradan da Akdeniz’e dahası Ortadoğu’ya pazarlanma imkanı doğacaktır. Proje bittiğinde; Hatay, Adana ve Osmaniye gibi iklimi sıcak yerleşim yerlerden Karadeniz’e  özellikle yaz aylarında bir hareketlilik olacaktır. Yine Samsun, Ordu  gibi Orta Karadeniz illerinin yeni  gezme görme  yeri Çukurova, İskenderun ve Doğu Akdeniz bölgesi olacaktır. Ordu Ticaret ve sanayi Odası Başkanı Servet Şahin, aynı zamanda bu yolun bitirilmesi halinde Hatay ile GAP bölgesinin Ordu üzerinden Karadeniz duble yoluyla Transkafkasya’ya,  Batum üzerinden intikalinin mümkün olacağını ifade etmiş. Başkan Şahin, “Bölge yatırımları açısından bilindiği gibi Ordu tekstil alanında teşvik alan iller arasında yer almaktadır. Bu noktada tekstil sektörünün hammadde ihtiyacı olan pamuk-iplik gibi maddelerin Akdeniz’den bölgemize ulaştırılması daha kısa sürede ve daha az maliyetle sağlanacaktır. Gaziantep bölgesinde mevcut çikolata sanayine de Karadeniz bölgesinden fındık hammadde akışı rahat sağlanacaktır.” demiş. Başkan Şahin ayrıca; “ Bölgenin önemli ihracat malları olan; fındık, kereste, çay, vitrifiye gibi ürünlerin son yıllarda önemli bir Pazar haline gelen Suriye ve diğer Ortadoğu ülkelerine ulaştırılmasında çok önemli süre ve maliyet etkileri olacaktır.” Açıklamasında bulunmuş.138 yıllık, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacak projenin hayata geçmesi için, Adalet Bakanı Sadullah Ergin; “ Bu yol bitirilecek” demiş. Ve ayrıca şunları söylemiş: ” Bu yolun, güney ile kuzeyi birleştirmesiyle gerek ekonomi ve gerekse sosyal anlamda büyük katkılar sağlayacağı açıktır. İki bölgeyi birleştirerek yolculuk mesafesini 8 saate düşürecek olması özellikle iki bölge açısından ekonomik getirisi çok büyük olacaktır.” Her jki bölgenin ürünlerinin karşılıklı olarak gelip gitmesi ekonomik hareketliliği artıracaktır.” şeklinde konuşmuş. İskenderun ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Halil Şahin’de, “Ordu Ticaret Odası ile müşterek yaptıkları çalışmanın ardından hazırlanan dosyayı Başbakan Erdoğan’a dosya halinde sunduk. Sayın Başbakan’da dosyayı inceledi ve 135 yıllık hayalin gerçeğe dönüşmesi için gerekli tüm çalışmaların yapılacağını söyledi.” dedikten sonra Başkan Şahin şöyle açıklama da bulunmuş; “ Bu bizim için yüzyılın projesidir. Karadeniz mallarının İskenderun’a Akdeniz’in mallarını da Ordu’ya giderek ihracatın gerçekleşmesinde büyük kolaylık sağlayacak.”Dereyolu Projesi’nin  seçeneklerden biri de muhtemeldir ki, Fatsa, Aybastı, Reşadiye ve Sivas  hattıdır.  Şimdi tasarlanan yol,  Melet ırmağını takip ediyor.  Bu yolun Aybastı’dan geçmesi iyi bir seçenektir. Ordu, Mesudiye ve Sivas güzergahından daha uygundur. Fatsa ve Aybastı,  ayrıca Samsun gibi önemli bir ticaret ve yaşam merkezine de oldukça yakındır. En azından haritaya bakıldığında böyle görülüyor. Her koşulda, Dereyolu Projesi, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan en kısa yol olacaktır. Güzergahın arazi yapısı gereği de, yapılabilecek en ucuz yol olacaktır. Böylece, Karadeniz’in sahil şeridinde ki trafiği azaltacaktır. Çukurova’yı, İskenderun endüstri bölgesini ve GAP bölgesini en kısa yoldan Karadeniz’e bağlayacaktır. Dahası, Kafkaslarla Ortadoğu bu yolla birbirine yaklaşacaktır.

Ayrıca Ordu Aybastı yöresinde yaşamış atalarımız yüzyıl öncesine kadar, yazları Karadeniz’deki yaylalara kışları da iklimi daha sıcak olan “kışlak “olarak adlandırılan; Hatay’ın Amik Ovasına, Suriye’nin Şam, Halep, Rakka taraflarına hayvan sürüleriyle göç ettikleri tarihi bir gerçektir. Böylece atalarımızın günlerce aylarca önlerinde hayvan sürüleriyle geçtiği topraklardan yolculuk etmek mümkün olacaktır. Burada bazı gözlemlerimi ve bir özlemlerimi ifade etmek istiyorum:

Suriye’nin pek çok kentine yaptığım seyahatlerde hemen hemen her kentinde Türkmenlerle karşılaştım. Türkiye ve Türk kelimelerini duyduklarında gözlerinde bir ışıltı hissettim. Bu ülkede ki Türkler, Selçuklular ve Osmanlılar zamanında oraya gidip de dönmeyen veya dönemeyen akrabalarımızdır. Hatay’ın Samandağ ilçesinde Karamanlı Köyü vardır.  Kendilerinin Musul, Basra ve Samara’ dan geldiklerini ve Karamanlı Kabilesine mensup olduklarını, ve burada  Karamanlı köyünü kurduklarını ifade etmektedirler. Köyün adı son yıllarda Tomruksuyu olarak değiştirilmiş. Bu yörelerde yaşayan insanlarla, Aybastı yaşam tarzı arasında oldukça yakın benzerlikler olduğunu gördüm. İşte bu Karadeniz- Akdeniz yolu açılır da, mesafe kısalırsa, bayramlarda Hataylılar nasıl Suriye’ye akın akın gidiyorlarsa, bu kadar olmasa da  benzeri bir seyahatte Karadeniz’den olacaktır. Çünkü Suriye’de yolda gördüğümüz pek çok Türkmen’e nerelisiniz dediğimiz de, dedelerinin kimisi Amasya’dan kimisi Tokat’dan, Kimisi de Ordu’dan veya Samsun’dan gelmiş olduğunu söylediler. Tersini de düşünmek mümkündür, Karadeniz’de yaşayanların bir kısmının da geliş yeri Çukurova ve Suriye’dir Kuzey güney arasında; iklim, yaylak ve kışlak temini nedeniyle nedeniyle hep bir göç olayı yaşanmıştır. Son yüzyıl içinde nasıl İstanbul’a batıya bir göç hareketi yaşanıyorsa, 100  yıl incesine kadar Güney’e göç ederlerdi. Tabi bu göç daha çok konar-göçerlik biçiminde devam etmiştir. Son kırk yılda yoğun olarak batıya başlayan göç tamamen durma noktasına gelmiştir. Eskiden olduğu gibi göçler; kuzeye bölgelerine; Kafkaslara, Ukrayna’ya veya güneye; Arabistan’a Irak’a Suriye’ye olacaktır. Kısaca Ordu-İskenderun yolu elzemdir...28 aralık 2010Not: Bu konuda ayrıntılı bir yazımız daha önce; “Aybastılının Anadolu’daki Akrabaları” adı altında okunabilir.Kemal DüzOrta Karadeniz ile Doğu Akdeniz arasında 15 yıldır yolculuk ederim. İki deniz arasındaki kara yolculuğu, otobüsle aşağı yukarı 14 – 16 saattir.  Yollar pek düzgün değildir. Hep bakım çalışmaları vardır, fakat yollar yine de hep bozuktur.  Bu güzergah da, firmalar genellikle en eski model otobüslerini çalıştırırlar. Yolculuk edenler çoğunlukla; askerler, öğrenciler, memurlardır. İş icabı için giden dönenler yok denecek düzeydedir. Mevsimine göre yollarda; sebze, meyve taşıyan kamyonlar veya demir-çelik yüklü tırlar göze çarpar. Samsun’a veya İskenderun’a gitmek gelmek Hakkari’ye veya Edirne’ye yapılan yolculuktan daha güçtür. Oysa haritaya baktığımız zaman kuzeyden güneye iki deniz arasında çizeceğimiz ölçeksel bir çizgi fazla bir uzaklığı da göstermez. Bu yolla ilgili son zamanlarda bazı iyileştirmeler yapılacağına dair haberler var; bunlara kısaca  bir göz atalım:

Ordu ile İskenderun’u kavuşturan karayolu projesi 1872-73 yılında (138 yıl önce ) Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz döneminde(1861-1876) gündeme gelmiş. Ancak bilindiği kadar, günümüze kadar herhangi bir girişim de bulunulmamıştır. Bu projenin hayata geçmesi için Ordu ve İskenderun Ticaret Odaları çalışmalara başladı. Proje İskenderun’da yayınlanan Aylık Ekonomi Dergisi ‘Sektörel’ 2010 Kasım ve Aralık sayılarında(16-17)geniş biçimde yer aldı. Projeye hız kazandırabilmek ve biran önce bitirebilmek için, Karadeniz’de,  Ordu Ticaret ve Sanayi Odası ile Akdeniz’de,  İskenderun Ticaret ve Sanayi odası, “Dereyolu Projesi” adı altında ortak çalışma yürütüyor. Dereyolu Projesi, Ordu, Mesudiye, Sivas, Kayseri, Osmaniye, İskenderun ile Akdeniz’e ulaşacak.  653 kilometrelik bölünmüş yol bittiğinde aradaki mesafe 6-8 saate düşeceği belirtiliyor.

Karadeniz- Akdeniz buluşması gerçekleştiğinde iki bölge ürünlerinin de, daha kısa sürede buluşacağı, ticaretten, ekonomiye, turizmden yatırımlara, büyük bir hareketlilik olacaktır. Ordu’yu İskenderun’a bağlayacak kara yolunun,  Karadeniz’in ürünlerini İskenderun’a oradan da Akdeniz’e dahası Ortadoğu’ya pazarlanma imkanı doğacaktır. Proje bittiğinde; Hatay, Adana ve Osmaniye gibi iklimi sıcak yerleşim yerlerden Karadeniz’e  özellikle yaz aylarında bir hareketlilik olacaktır. Yine Samsun, Ordu  gibi Orta Karadeniz illerinin yeni  gezme görme  yeri Çukurova, İskenderun ve Doğu Akdeniz bölgesi olacaktır. Ordu Ticaret ve sanayi Odası Başkanı Servet Şahin, aynı zamanda bu yolun bitirilmesi halinde Hatay ile GAP bölgesinin Ordu üzerinden Karadeniz duble yoluyla Transkafkasya’ya,  Batum üzerinden intikalinin mümkün olacağını ifade etmiş. Başkan Şahin, “Bölge yatırımları açısından bilindiği gibi Ordu tekstil alanında teşvik alan iller arasında yer almaktadır. Bu noktada tekstil sektörünün hammadde ihtiyacı olan pamuk-iplik gibi maddelerin Akdeniz’den bölgemize ulaştırılması daha kısa sürede ve daha az maliyetle sağlanacaktır. Gaziantep bölgesinde mevcut çikolata sanayine de Karadeniz bölgesinden fındık hammadde akışı rahat sağlanacaktır.” demiş. Başkan Şahin ayrıca; “ Bölgenin önemli ihracat malları olan; fındık, kereste, çay, vitrifiye gibi ürünlerin son yıllarda önemli bir Pazar haline gelen Suriye ve diğer Ortadoğu ülkelerine ulaştırılmasında çok önemli süre ve maliyet etkileri olacaktır.” Açıklamasında bulunmuş.138 yıllık, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacak projenin hayata geçmesi için, Adalet Bakanı Sadullah Ergin; “ Bu yol bitirilecek” demiş. Ve ayrıca şunları söylemiş: ” Bu yolun, güney ile kuzeyi birleştirmesiyle gerek ekonomi ve gerekse sosyal anlamda büyük katkılar sağlayacağı açıktır. İki bölgeyi birleştirerek yolculuk mesafesini 8 saate düşürecek olması özellikle iki bölge açısından ekonomik getirisi çok büyük olacaktır.” Her jki bölgenin ürünlerinin karşılıklı olarak gelip gitmesi ekonomik hareketliliği artıracaktır.” şeklinde konuşmuş. İskenderun ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Halil Şahin’de, “Ordu Ticaret Odası ile müşterek yaptıkları çalışmanın ardından hazırlanan dosyayı Başbakan Erdoğan’a dosya halinde sunduk. Sayın Başbakan’da dosyayı inceledi ve 135 yıllık hayalin gerçeğe dönüşmesi için gerekli tüm çalışmaların yapılacağını söyledi.” dedikten sonra Başkan Şahin şöyle açıklama da bulunmuş; “ Bu bizim için yüzyılın projesidir. Karadeniz mallarının İskenderun’a Akdeniz’in mallarını da Ordu’ya giderek ihracatın gerçekleşmesinde büyük kolaylık sağlayacak.”Dereyolu Projesi’nin  seçeneklerden biri de muhtemeldir ki, Fatsa, Aybastı, Reşadiye ve Sivas  hattıdır.  Şimdi tasarlanan yol,  Melet ırmağını takip ediyor.  Bu yolun Aybastı’dan geçmesi iyi bir seçenektir. Ordu, Mesudiye ve Sivas güzergahından daha uygundur. Fatsa ve Aybastı,  ayrıca Samsun gibi önemli bir ticaret ve yaşam merkezine de oldukça yakındır. En azından haritaya bakıldığında böyle görülüyor. Her koşulda, Dereyolu Projesi, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan en kısa yol olacaktır. Güzergahın arazi yapısı gereği de, yapılabilecek en ucuz yol olacaktır. Böylece, Karadeniz’in sahil şeridinde ki trafiği azaltacaktır. Çukurova’yı, İskenderun endüstri bölgesini ve GAP bölgesini en kısa yoldan Karadeniz’e bağlayacaktır. Dahası, Kafkaslarla Ortadoğu bu yolla birbirine yaklaşacaktır.

Ayrıca Ordu Aybastı yöresinde yaşamış atalarımız yüzyıl öncesine kadar, yazları Karadeniz’deki yaylalara kışları da iklimi daha sıcak olan “kışlak “olarak adlandırılan; Hatay’ın Amik Ovasına, Suriye’nin Şam, Halep, Rakka taraflarına hayvan sürüleriyle göç ettikleri tarihi bir gerçektir. Böylece atalarımızın günlerce aylarca önlerinde hayvan sürüleriyle geçtiği topraklardan yolculuk etmek mümkün olacaktır. Burada bazı gözlemlerimi ve bir özlemlerimi ifade etmek istiyorum:

Suriye’nin pek çok kentine yaptığım seyahatlerde hemen hemen her kentinde Türkmenlerle karşılaştım. Türkiye ve Türk kelimelerini duyduklarında gözlerinde bir ışıltı hissettim. Bu ülkede ki Türkler, Selçuklular ve Osmanlılar zamanında oraya gidip de dönmeyen veya dönemeyen akrabalarımızdır. Hatay’ın Samandağ ilçesinde Karamanlı Köyü vardır.  Kendilerinin Musul, Basra ve Samara’ dan geldiklerini ve Karamanlı Kabilesine mensup olduklarını, ve burada  Karamanlı köyünü kurduklarını ifade etmektedirler. Köyün adı son yıllarda Tomruksuyu olarak değiştirilmiş. Bu yörelerde yaşayan insanlarla, Aybastı yaşam tarzı arasında oldukça yakın benzerlikler olduğunu gördüm. İşte bu Karadeniz- Akdeniz yolu açılır da, mesafe kısalırsa, bayramlarda Hataylılar nasıl Suriye’ye akın akın gidiyorlarsa, bu kadar olmasa da  benzeri bir seyahatte Karadeniz’den olacaktır. Çünkü Suriye’de yolda gördüğümüz pek çok Türkmen’e nerelisiniz dediğimiz de, dedelerinin kimisi Amasya’dan kimisi Tokat’dan, Kimisi de Ordu’dan veya Samsun’dan gelmiş olduğunu söylediler. Tersini de düşünmek mümkündür, Karadeniz’de yaşayanların bir kısmının da geliş yeri Çukurova ve Suriye’dir Kuzey güney arasında; iklim, yaylak ve kışlak temini nedeniyle nedeniyle hep bir göç olayı yaşanmıştır. Son yüzyıl içinde nasıl İstanbul’a batıya bir göç hareketi yaşanıyorsa, 100  yıl incesine kadar Güney’e göç ederlerdi. Tabi bu göç daha çok konar-göçerlik biçiminde devam etmiştir. Son kırk yılda yoğun olarak batıya başlayan göç tamamen durma noktasına gelmiştir. Eskiden olduğu gibi göçler; kuzeye bölgelerine; Kafkaslara, Ukrayna’ya veya güneye; Arabistan’a Irak’a Suriye’ye olacaktır. Kısaca Ordu-İskenderun yolu elzemdir...28 aralık 2010

Not: Bu konuda ayrıntılı bir yazımız daha önce; “Aybastılının Anadolu’daki Akrabaları” adı altında okunabilir.

Kemal DÜZ
 

Yorum ekle